Sezgin Tanrıkulu'ndan İmamoğlu'nun Diploma İtirazının Reddedilmesine Tepki: “Hukuk Devleti Bir Kez Daha Askıya Alınmıştır”

Sezgin Tanrıkulu'ndan İmamoğlu'nun Diploma İtirazının Reddedilmesine Tepki: “Hukuk Devleti Bir Kez Daha Askıya Alınmıştır”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, tutuklu İBB Başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesine karşı açılan davanın reddedilmesine tepki gösterdi.

Tanrıkulu, İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesine karşı açılan davanın reddedilmesine ilişkin açıklamada bulundu. Tanrıkulu, şunları söyledi:

"İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına ilişkin açılan davada, bugün 5. İdare Mahkemesi kararını açıkladı. Mahkeme, yapılan başvuruyu reddederek İstanbul Üniversitesi’nin diploma iptaline ilişkin işlemini hukuka uygun buldu ve onayladı. Bu kararın ne anlama geldiğini açıkça konuşmak zorundayız. Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için üniversite mezunu olma şartı vardır. Ekrem İmamoğlu’nun diploması, fiilen ve hukuken yalnızca Cumhurbaşkanlığı adaylığı açısından tartışma konusu yapılmıştır. Nitekim Ekrem İmamoğlu gözaltına alınmadan bir gün önce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açık baskısı altında, yetkili makam olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi bu yönde bir karar vermediği için, yetkisiz biçimde İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu tarafından diploma iptali kararı alınmıştır. Bu işlem başlı başına hukuka aykırıdır.

İdare hukukunda idari işlemlerin istikrarı, hukuki güvenlik hakkı ve kazanılmış haklar ilkesi vardır. Bu ilkeler, hukuk devletinin omurgasını oluşturur. Danıştay içtihatlarıyla ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla yıllar içinde yerleşmiş bu temel ilkeler, söz konusu kararla yok sayılmıştır. Bu karar, yalnızca bir kişiyi değil, herkesi güvencesiz hale getirmiştir. Bu karardan sonra, herhangi bir yurttaşın 10 yıl, 20 yıl, hatta 30 yıl önceki işlemlerinin yeniden tartışmaya açılmayacağının hiçbir güvencesi kalmamıştır. Ekrem İmamoğlu, yaklaşık 35 yıl önce Kıbrıs’ta öğrenciyken İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin Milliyet gazetesinde yayımladığı ilana başvurmuştur. İlanda belirtilen tüm koşulları yerine getirmiştir. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi, üç kişilik bir jüri/komisyon oluşturmuş, bu komisyon başvuruları incelemiş ve Ekrem İmamoğlu’nun başvurusunun uygun olduğuna karar vermiştir. Ardından kaydı yapılmıştır.

Bir öğrencinin, devletin bir kurumunun -bir üniversitenin- yaptığı işleme güvenmekten başka ne yapması beklenebilir? Ekrem İmamoğlu, üniversitenin yaptığı bu işleme güvenmiştir. Eğitimini tamamlamış, derslerini başarıyla vermiş ve diplomasını almıştır. Bugün ise kendisine, “31 yıl sonra sen iyi niyetli değilsin, kötü niyetlisin” denilmektedir. Bir mahkeme heyeti, 35 yıl önce bir gencin iyi niyetli olup olmadığını nasıl sorgulayabilir? Nasıl onun yerine geçerek böyle bir hüküm kurabilir? Hukuk devletinin özü şudur: Devletin yaptığı işlemler askıda bırakılmaz, keyfi biçimde tartışmaya açılmaz. Eğer devlet kendi işlemlerini yıllar sonra geçersiz sayabiliyorsa, artık ortada bir hukuk devletinden söz edilemez. Bu nedenle altını özellikle çizerek söylüyorum: Bu karar Ekrem İmamoğlu’yla ilgili bir karar değildir. Bu karar, bu Cumhuriyet’in hala bir hukuk devleti olup olmadığıyla ilgilidir. Ve bu kararla birlikte, hukuk devleti bir kez daha askıya alınmıştır."

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorumlar onaylanmamaktadır.