ERDOĞAN: YERLİ AŞIMIZI, ‘KİMSENİN GERİDE BIRAKILMAMASI’İLKESİYLE TÜM İNSANLIĞIN İSTİFADESİNE SUNACAĞIZ

ERDOĞAN: YERLİ AŞIMIZI, ‘KİMSENİN GERİDE BIRAKILMAMASI’İLKESİYLE TÜM İNSANLIĞIN İSTİFADESİNE SUNACAĞIZ

Gelişen Sekiz Ülke (D–8) Teşkilatı 10. Zirve Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koronavirüs salgınının dünya genelinde birçok çarpıklığı gün yüzüne çıkardığını...

Gelişen Sekiz Ülke (D–8) Teşkilatı 10. Zirve Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koronavirüs salgınının dünya genelinde birçok çarpıklığı gün yüzüne çıkardığını vurguladı. Erdoğan, "Virüse karşı en büyük güç olan aşı meselesinin çıkarlara ve kâr hırsına kurban edilmemesi gerektiğini her platformda açıkça ifade ettik. Türkiye olarak hâlihazırda insan deneylerini yaptığımız yerli aşımızı, süreçlerin tamamlanmasını müteakip, ‘kimsenin geride bırakılmaması’ ilkesiyle tüm insanlığın istifadesine sunacağız" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, D–8 Teşkilatı 10. Zirve Toplantısı’na Beştepe'den canlı bağlantıyla katıldı. Toplantıda Türkiye’nin 2017'den beri sürdürdüğü dönem başkanlığı, Bangladeş’e devredildi.

Erdoğan'ın D-8 zirvesinde yaptığı konuşmada öne çıkan başlıklar şöyle:

ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİNİN EGEMEN OLMASINI ŞİAR EDİNMİŞTİK: Sekretaryasına İstanbul’da ev sahipliği yaptığımız, üç kıtada temsil edilen D-8 Teşkilatı’nın, kuruluşundan bu yana geçen çeyrek asırlık dönemde güçlenerek yoluna devam etmiştir. Örgütümüzü kurarken savaş yerine barışın, çatışma yerine diyalogun, çifte standart yerine adalet ve kalkınmanın hâkim kılınmasını esas almıştık. Üstünlük yerine eşitliğin, sömürü yerine paylaşımın, baskı ve tahakküm yerine insan hakları, özgürlük ve demokrasinin egemen olmasınışiar edinmiştik. Daha adil, daha müreffeh, daha istikrarlı bir dünya hedefiyle çalışan bir yapı olarak geride bıraktığımız sürede önemli işlere de imza attık. Ancak önümüzde hâlen kat etmemiz gereken ciddi bir mesafe olduğunu da biliyoruz. İnşallah el birliği içinde çalışarak barış, huzur ve esenlik dolu bir dünyanın tesisi için mücadele etmeyi sürdüreceğiz.

YERLİ AŞIMIZI İNSANLIĞIN İSTİFADESİNE SUNACAĞIZ: Koronavirüs salgını nedeniyle son bir yıldır küresel çapta bir imtihanla karşı karşıyayız. Şimdiye kadar 192 ülkede yaklaşık 3 milyon insanın hayatına mal olan bu salgın, dünya genelinde birçok çarpıklığı gün yüzüne çıkardı. Salt maddi zenginliğin sosyal adalet ve refahı temin etmeye kâfi gelmediği, salgın döneminde çok acı bir şekilde görüldü. Salgınla mücadelede, ilk günden beri uluslararası iş birliğinin önemine ve zaruretine dikkat çektik. Vatandaşlarımıza en ileri sağlık hizmetlerini sunarken, dost ve kardeşülkeleri de asla kaderlerine terk etmedik. 157 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa gönderdiğimiz tıbbi yardımlarla, bu zor dönemde dayanışmamızı açıkça ortaya koyduk. G20 üyesi olarak salgının küresel düzeyde borç krizine dönüşmemesi için en yoksul ülkelere yönelik ‘Borç Ödemelerinin Ertelenmesi Girişiminin’ başlatılmasını ve bilahare süresinin uzatılmasını destekledik. IMF ve Dünya Bankası gibi platformlarda bu amaçla başlatılan çalışmalara katkı sağladık. Virüse karşı en büyük güç olan aşı meselesinin çıkarlara ve kâr hırsına kurban edilmemesi gerektiğini her platformda açıkça ifade ettik.  Türkiye olarak hâlihazırda insan deneylerini yaptığımız yerli aşımızı, süreçlerin tamamlanmasını müteakip, ‘kimsenin geride bırakılmaması’ ilkesiyle tüm insanlığın istifadesine sunacağız. 

YEREL PARALARLA TİCARETE AĞIRLIK VERMELİYİZ: 2017 yılındaki İstanbul Zirvemizde, yerel paralarımızla ticaret yapma çağrısında bulunduğum da hatırlanacaktır. Geçtiğimiz dört yılda yaşananlar, bu çağrının isabetini ispatladı. Ülkelerimizi kur kaynaklı risklerden korumak için yerel parayla ticarete ağırlık vermemiz şarttır. D-8 Takas Bankası’nın bu kapsamda çalışmalarını hızlandırmasını, henüz bu mekanizmaya dâhil olmamışüyelerin de gerekli adımları atmasını bu bakımdan faydalı görüyorum. Üretimin, istihdamın, inovasyonun temel nüvesi son tahlilde özel sektördür.  D-8 çatısı altında özel sektörü destekleyen pek çok yapıyı hayata geçirdik.  Başta D-8 Ticaret ve Sanayi Odası olmak üzere, tüm bu yapıların daha aktif ve eşgüdümlü çalışması için diyaloğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz.

KONUTLARI BİTİREREK BANGLADEŞ'İN EMRİNE VERMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ: Ramazan ayının hayırlı, bereketli ve mübarek olmasını diliyorum. Bu ayı sadece ibadetlerimizi artırmak için değil, kardeşliğimizi de yeniden diriltmek, hatırlamak için bir fırsata dönüştürmeliyiz.  Kovid-19 salgını yanında zulüm, açlık, yoksullukla mücadele eden Filistinli mültecilere, Arakanlı, Yemenli, Suriyeli muhacirlere de sahip çıkmanın gayretinde olmalıyız. Unutmayalım ki; kardeşliğimiz ne kadar kaviyse, Müslümanlığımız da o derece sağlamdır, muhkemdir, sarsılmazdır. Kardeşliğimize sarılmaktan, dayanışmamızı güçlendirmekten, birbirimizi Allah için, O’nun rızası için sevmekten başka bir çıkış yolumuz yoktur. Kısa bir süre önce Bangladeş’te yanan hastane ve konutlar nedeniyle Bangladeş yönetimine geçmiş olsun diyor ve bir an önce sahra hastanemizi zaten hayata geçirdik, şimdi de konutları süratle bitirerek Bangladeş’in emrine vermeyi düşünüyoruz.

 

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.