ODUNPAZARI BELEDİYE BAŞKANI KURT: "İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YENİDEN UYGULANMAYA BAŞLAMALIDIR"

ODUNPAZARI BELEDİYE BAŞKANI KURT: "İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YENİDEN UYGULANMAYA BAŞLAMALIDIR"

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. Kurt, "Türkiye’nin...

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. Kurt, "Türkiye’nin ilk imzacılarından biri olduğu İstanbul Sözleşmesi bir an önce yeniden uygulanmaya başlanmalıdır" dedi.

Her yeni güne vahşet boyutu artmış kadın cinayetleri haberleriyle uyanıldığını dile getiren Başkan Kurt,  2021 yılında günümüze kadar en az 350 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü söyledi. Başkan Kurt'un açıklaması şöyle:

"KATİLLERİN BAHANELERİ HEP AYNI"

“Son 11 yılda ise en az 3 bin 246 kadın, erkekler tarafından katledildi. Katillerin bahaneleri hep aynı; ‘boşanmayı istemek, evlenmeyi reddetmek, barışmayı reddetmek’… yani kadının ‘kendi hayatına dair karar almak istemesi" Onlar, iyi bir hayat yaşamak isterken; kocası, eski kocası, sevgilisi, babası, kardeşi ya da hiç tanımadıkları erkekler tarafından katledildi. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da bir erkek sokakta hiç tanımadığı bir kadını ‘kadın olduğu için karşı koyamayacağını ve zayıf olduğunu düşündüğü’ için samuray kılıcı ile katletti. Şiddetin boyutu, nerden geldiği, vahşileşmesi her geçen gün bir önceki günü aratır durumda. Ayrılmak istediği İbrahim Pişkin tarafından ezilerek öldürülen Selime Pişkin, öldürülüp su kuyusuna atılan Neslihan Batur, boşandığı Sedat Kalındaş tarafından öldürülen Gülsüm Yarış, boşanma aşamasında olduğu kocası Satı Mehmet Demirci tarafından öldürülen Hanife Demirci… Eğer gerekli önlemler alınsaydı, İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kaldırılmayıp tam olarak uygulansaydı ya da katillerden biri kravat taktığı için iyi hal indirimi almasaydı, bu kadınlar bugün aramızda olabilirdi.

"SİSTEMİN VE HÜKÜMETİN YANLIŞ KADIN POLİTİKALARININ SONUCUDUR"

Gittikçe derinleşen yoksulluğun, geçim derdinin en can yakıcı olduğu bir dönemden geçiyoruz. AKP iktidarının ekonomi politikalarıyla halka dayattığı yoksulluk, pandemiyle de derinleşti. Bu ekonomik koşullar kadınlara işten atma, mobbing gibi hak ihlalleri olarak geri döndü. Kadına yönelik şiddet, tecavüz ve kadın cinayetlerindeki artış tesadüf değildir. İçinde yaşadığımız sistemin ve hükümetin yanlış kadın politikalarının sonucudur. Bir gece vakti İstanbul Sözleşmesini fesheden AKP İktidarı; kadına karşı şiddeti bir insan hakları ihlali ve ayrımcılık türü olarak tanımlayan ve devletlere kadınların şiddetten korunması için çok ciddi sorumluluklar yükleyen bu anlaşmanın, kadınlar için yaşamsal öneme sahip olduğunu unutuyor.

"6284 SAYILI KANUN TAM ANLAMIYLA UYGULANMALIDIR"

Türkiye’nin ilk imzacılarından biri olduğu İstanbul Sözleşmesi bir an önce yeniden uygulanmaya başlanmalıdır. Başka cinayetlerin yaşanmaması için bir an önce bu yanlış politikalardan vazgeçilerek, yürürlükte olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu tam anlamıyla uygulanmalıdır. Kelebekler gibi kısa olmasın ömürleri, onlar gibi rengarenk yaşasınlar diye bu uğraşımız… Mücadelemiz, öldürülen kadınlara yenilerinin eklenmemesi için…Kelebek ömürlü kadınlara saygıyla…"

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.