İYİ PARTİ GENEL SEKRETERİ POYRAZ: “150 YILLIK DEMOKRASİ TARİHİMİZİN SİLİNMEYECEK AYIBI OLDU”

İYİ PARTİ GENEL SEKRETERİ POYRAZ: “150 YILLIK DEMOKRASİ TARİHİMİZİN SİLİNMEYECEK AYIBI OLDU”

İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine ilişkin, “Anayasa’yı, kanunları, millet iradesini yok sayıp bir kişinin...

İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine ilişkin, “Anayasa’yı, kanunları, millet iradesini yok sayıp bir kişinin tek başına aldığı bir kararıülkemize ve özellikle de kadınlarımıza dayatması, 150 yıllık demokrasi tarihimizin silinmeyecek ayıbı oldu” dedi.

Poyraz, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine ilişkin şunları söyledi:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin idaresini, bir kişinin iki dudağı arasına sıkıştıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin gerçek yüzü, dün gece keyfiyetle alınan kararlarla bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. 24 Kasım 2011 tarihinde TBMM'de, millî uzlaşı ile kabul edilen İstanbul Sözleşmesi o dönem "evet" oyu kullanan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın aksine artık Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın gece yarısından sonra tek başına aldığı karar ile feshedildi. Milletin meclisi tarafından kabul edilen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkanlığındaki Bakanlar Kurulunca onaylanan İstanbul Sözleşmesi’nin fesih şekli, Türk demokrasisi açısından utanç verici bir adımdır. Anayasa’yı, kanunları, millet iradesini yok sayıp bir kişinin tek başına aldığı bir kararıülkemize ve özellikle de kadınlarımıza dayatması, 150 yıllık demokrasi tarihimizin silinmeyecek ayıbı oldu.

Adınıİstanbul’dan alan; ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Sözleşmesi’ Türk kadını için hayati bir kazanımdı. Her fırsatta kadın ve kadına yönelik şiddet ile ilgili nutuk atan ancak adım atmayan iktidar ve onun başı; Kadına şiddetin tırmandığı, kadın cinayetlerinin arttığı, kutsalımız olan ailenin temelinin sarsıldığı bugünlerde attığı bu devlet ciddiyetinden uzak adımla, gerçek yüzünü ve niyetini bir kez daha gözler önüne serdi.”

“KEYFİ UYGULAMA VE KARARLARI İLE ARTIK DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ GERÇEĞİMİZİ DE İHLAL ETTİĞİNE İNANIYORUZ”

Partili Cumhurbaşkanı Yönetim Sistemi’nin ciddiyetten uzak ve ülkenin iktisadi ve siyasi itibarını zedelediğini belirten Uğur Poyraz, şu görüşlere yer verdi:

“Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi garabetinin, keyfi uygulama ve kararları ile artık demokratik hukuk devleti gerçeğimizi de ihlal ettiğine inanıyoruz. Bu sistem; Acele kamulaştırma kararının da, SİT alanı ilan edilmesi kararının da, Tescil kararının da, Hatta uluslararası sözleşmeden çıkma kararının da sadece Cumhurbaşkanı kararı ile alındığı bir tek adam sistemidir.  Bu ucube işleyişi de, onun sistemini de bir kez daha kamuoyunun dikkat ve ferasetine sunuyoruz. Partili Cumhurbaşkanı Yönetim Sistemi’nin ciddiyetten uzak ve ülkenin iktisadi ve siyasi itibarını zedeleyici icraatlarına en iyi örneklerinden biri de; yine bu süre zarfında TCMB Başkanı Sayın Naci Ağbal’ın göreve geldikten dört buçuk ay sonra görevden alınmasıyla yaşanmıştır.

Türkiye’nin en önemli makroekonomik problemlerinden biri olarak gördüğümüz; yüksek enflasyonun kalıcı olarak ve düşük maliyetle önlenmesi için TCMB gibi politika yapıcı kurumların siyasi baskılardan uzak olması ve piyasalarda güven tesis etmesi esastır. Dünyada enflasyonu kalıcı olarak ve düşük maliyetlerle düşürebilmişülkeler incelendiğinde bu ülkelerin Merkez Bankaları’nın siyasi keyfiyetten uzak ve bağımsız bir yapıda olduğu görülmektedir. Bağımsız bir Merkez Bankasıülke risk primini de düşürerek ekonomideki faizleri de düşürücü ve yatırımları teşvik edici rol oynamaktadır. Bütün bu bilgiler ışığında siyasi hesap verebilirlikten uzak bir anlayışla Sayın Cumhurbaşkanı’nın Merkez Bankası Başkanları’nı tamamen keyfi bir tutumla görevden alması ve bunu olağan hale getirmesi, ülkedeki fiyat istikrarına zarar verdiği gibi yatırım iklimini de olumsuz etkilemektedir. Türkiye’nin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek ikinci enflasyon ve faiz oranına sahip olmasının arkasındaki en önemli yapısal faktör, hesap verebilirlikten uzak bu siyasi keyfiyettir.”

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.