IEA BAŞKANI BİROL: "İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE NEDEN OLAN EMİSYONLARIN YÜZDE 80'İ ENERJİ SEKTÖRÜNDEN KAYNAKLANIYOR"

IEA BAŞKANI BİROL: "İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE NEDEN OLAN EMİSYONLARIN YÜZDE 80'İ ENERJİ SEKTÖRÜNDEN KAYNAKLANIYOR"

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi tarafından "Dünyada Enerji ve İklim Trendleri ve Türkiye'ye Yansımaları" başlığıyla düzenlenen...

ESRA ALUS

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi tarafından "Dünyada Enerji ve İklim Trendleri ve Türkiye'ye Yansımaları" başlığıyla düzenlenen konferansta konuşan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, "İklim değişikliğine neden olan emisyonların yüzde 80'i enerji sektöründen kaynaklanıyor" dedi. Birol, artan doğal gaz ve petrol fiyatlarının nükleerde rüzgarı tersine çevirdiğini savundu.

Konferansa, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Ayşem Sargın konuşmacı; Shell Türkiye, Zorlu Enerji, Sabancı Holding Enerji Grubu, Borusan Holding, Baker Hughes Enerji Dönüşümü, Sanko Enerji yöneticileri panelist olarak katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Güler Sabancı, daha sürdürülebilir bir geleceğin ancak temiz enerjiye geçişi destekleyen politikalar ve yenilikçi iş modelleriyle sağlanabileceğini söyledi. Sabancı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

SABANCI ÜNİVERSİTESİ NET SIFIR EMİSYON KAMPÜS OLACAK: “Enerji ve iklim alanında en güncel gelişmeleri değerlendirmek üzere bir arada bulunuyoruz. Daha sürdürülebilir bir geleceği, temiz enerjiye geçişi destekleyen enerji politikalarıyla sürdürülebilir, değer odaklı yatırımlarla sağlayabiliriz. Sabancı Üniversitesi, kampüsünü net sıfır emisyonlu bir yapıya dönüştürmek için çalışmalara başladıklarını bildirdi. Bunu da ilk defa burada sizlerle paylaşıyoruz.”

Güler Sabancı’nın ardından Uluslararası Yatırımcılar Derneği Başkanı Ayşem Sargın konuşmasını yaptı. Sargın, yeşil dönüşüm için finansman ihtiyacının büyüklüğüne dikkati çekti. Sargın şunları söyledi: 

YEŞİL YATIRIMLARA İHTİYAÇ VAR: “Tahmin edersiniz ki bugün enerji ve iklim trendleri, aralarında dünyanın en büyük şirketlerinden olan üyelerimiz için kritik öneme sahip. Pandeminin ilk yıllarında, yatırımlardaki düşüşlerin daha çok gelişmiş ülkelerde olduğunu gözlemlemiştik. Hatta gelişmekte olan ülkelerin az etkilendiğine sevinmiştik. Ancak toparlanma dönemine geldiğimizde gelişmiş ülkelerin çok daha hızlı toparlandığını ve diğer ülkelere göre çok daha fazla yatırım çektiğini gördük. Yani yatırım ortamı olarak belirli avantajlara sahip olan ülkeler, kriz sonrası dönemde daha hızlı toparlandılar. Daha uzun vadeli bir perspektiften baktığımızda da son yıllarda gelişmekte olan ülkelerdeki kar marjlarının gelişmiş ülkelere yaklaştığını görüyoruz. Bu da yatırımcıların gelişmiş ülkeleri daha çok tercih ettiğini gösteriyor. Pandemi sonrasında yatırımlar açısından en olumlu gelişme ise yeşil dönüşüme ilişkin oldu. Dünya yatırım raporunun 2021 yılı teması da sürdürülebilir bir toparlanma başlığıyla çıktı. Önümüzdeki dönem yatırımların ve finansmanın yeşil dönüşüme odaklanacağına işaret etti. Gerçekten de enerji sektörünün 2020 yılındaki sıfırdan yatırımlara baktığımızda, yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımların, tarihte ilk defa fosil yakıtlara yönelik yatırımı aştığını gösteren bir paradigma değişikliğine şahit oluyoruz.”  

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, artan doğal gaz ile petrol fiyatları ve yenilenebilir enerji yanında başka bir sıfır emisyonlu enerji kaynağına ihtiyacın kavrandığını belirterek, "Bu etkenlerle nükleerde rüzgar tersine döndü" dedi.

Fatih Birol, şöyle konuştu:

BU SON 50 YILDA DÜNYANIN GÖRDÜĞÜ EN BÜYÜK EKONOMİK BÜYÜME: “Dünya ekonomisi için bu yıl yüzde 6 büyüme öngörülüyor. Bu, son 50 yılda dünyanın gördüğü en büyük ekonomik büyüme. Bu büyümeyi ateşleyen enerji maalesef, fosil yakıtlar. Kömür, doğal gaz ve petrolde inanılmaz bir büyüme görüyoruz. Bunun da nedeni şu; 2020’de dünya ekonomisinde bir çöküş yaşadığımız zaman birçok ülke ekonomiyi canlandırmak için paketleri masaya koydu. Biz, 2020 yılında bu paketlerde temiz enerji teknolojilerine yeteri kadar teşvik içermezse 2021 yılında hem enerji fiyatlarında hem fosil yakıtlarının fiyatlarında toparlanmayla birlikte yükselme olacağını söyledik. Dolayısıyla ‘Emisyonlarda büyük bir artış olacak’ dedik. Şu an itibariyle dünyadaki bütün ülkeler, Amerika, Avrupa, Çin, Japonya 17 trilyon dolarlık ekonomik toparlama paketi koydular. Bunların içerisine maalesef yenilebilir enerji yatırımlarına ayrılan pay yüzde 3. Böyle olunca doğal gaz, kömür ve petrol talebi arttı. Fiyatların yukarı çıkmasında birinci neden bu. 2. neden ise iklim felaketleri. Bazı yerlerde seller olurken bazı yerler kurak kaldı. Bu durumu yaşayan ülkeler sıvılaştırılmış doğal gaz aldılar. Son bir neden; doğal gaz tesislerinde planlanan ve planlanmayan sorunlarla karşılaşıldı. 2020 yılında yapılması gereken birçok büyük tesiste bakım yapılamadı. Bunlarla birlikte birçok üretim tesisleri şu anda atıl durumda. Bunların neticesinde fiyatlarda büyük bir artış gördük. Şunu açıkça söyleyeyim; ne doğal gazda ne de petrolde kıtlık var. Önemli olan bunun piyasaya gelip gelmemesi. Rusya, özellikle Avrupa piyasası açısından eğer ihracatını artırırsa ve kış özellikle çok sert geçmezse fiyatlarda nispi bir yumuşama görebiliriz. Ama tersi olursa gaz fiyatları yükselir.

BAŞKA SIFIR EMİSYONLU ENERJİ KAYNAĞINA İHTİYAÇ VAR: Fiyatlarda yaşanan artış ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda, yenilenebilir enerjinin yanında başka sıfır emisyonlu enerji kaynağına ihtiyaç var. Bu etkenlerle birlikte nükleerde rüzgar tersine döndü. Fransa, daha önce nükleerin payını düşüreceğini söylemişti ama bundan vazgeçiyor. İngiltere, nükleerde son derece hızlı büyüyeceğine yönelik bir program açıkladı. Çin’de hızlı bir büyüme var. Doğu Avrupa'da özellikle birçok ülke mini reaktör tarzında nükleer yatırımlarla bir değişim yaşıyor. Bu nedenle nükleer enerjinin doğru partnerler ve teknolojilerle kullanıldığında enerji güvenliği açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

UFUKTA YENİ BİR ENERJİ SİSTEMİ DOĞUYOR: İklim değişikliğine neden olan emisyonların yüzde 80'i enerji sektöründen kaynaklanıyor. Net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için devasa bir dönüşüme ihtiyaç var ama ufukta yeni bir enerji sistemi doğuyor. Değişim başladı ve hızlı bir şekilde sürüyor. Emisyonların azaltılması için kritik bir tarih olan 2030'a kadar şu anda piyasalardaki temiz enerji teknolojilerinin çok hızlı artması gerekir. Ar-Ge faaliyetleri olan yeni temiz enerji teknolojilerinin mümkün olan en kısa zamanda devreye alınması ve fosil yakıt tüketiminde büyük bir düşüş olması gerekiyor.

HER 100 ARACIN 7'SİNİN ELEKTRİKLİ: Elektrikli araçların bu dönüşümde önemli bir yeri var. 2019'da satılan her 100 araçtan ikisi elektrikliyken bugün her 100 aracın 7'sinin elektrikli.

NÜKLEER ENERJİ KONUSUNDA RÜZGAR BENCE TERS DÖNDÜ: Ben, yıllardan beri nükleer enerjinin hem enerji güvenliği hem de iklim değişikliği konusunda eğer doğru partnerler, doğru teknolojiler ve doğru regülasyonlarla kullanılabileceğini anlatırım. Nükleer enerji konusunda rüzgar bence, bence ters döndü. Bunun tersine dönmesinin nedeni de son birkaç aydan beri yaşadığımız yüksek enerji fiyatları.

GÜNEŞ ENERJİSİ KULLANILMALI: Çatı üstü güneş teknolojileri mutlaka gündeme gelmeli. Yaygın bir şekilde kullanılması lazım. Türkiye'de evlerde, sanayi tesislerinde, bloklarda, okullarda çatı üzerine kurulacak sistemlerle güneşten faydalanmalı.”

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorumlar onaylanmamaktadır.