DEMİRYOLU İŞÇİLERİ: FAŞİZM KURUMSALLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR

DEMİRYOLU İŞÇİLERİ: FAŞİZM KURUMSALLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR

KESK'e bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şubesi'nin, sürgün edilen işçiler için başlattığı oturma eylemi 11. haftasına girdi. Alsancak Garıönünde toplanan...

KESK'e bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şubesi'nin, sürgün edilen işçiler için başlattığı oturma eylemi 11. haftasına girdi. Alsancak Garıönünde toplanan işçiler, faşizmin kurumsallaştırılmaya çalışıldığını savunurken, "Demiryolları Halkındır Satılamaz. Tasviye ve Özelleştirmeyi Kabul Etmiyoruz" yazılı pankart açtı. CHP İl Başkanı Deniz Yücel'in de destek verdiği işçiler, "Sürgünler son bulsun" çağrısı yaptı

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na (KESK) bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası'nın Alsancak Gar'ıönündeki eylemine KESK dönem sözcüsü Bülent Karakaş, CHP İl Başkanı Deniz Yücel, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, HDP Narlıdere İlçe Eş Başkanı Bayram Sefiloğlu, sendikacılar ve demir yolu işçileri destek verdi. "Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz", "Demiryolları Halkındır Satılamaz", "Tasviye ve Özelleştirmeyi Kabul Etmiyoruz", "Sürgünler Durdurulsun" sloganları atıldı.

CHP İl Başkanı Deniz Yücel, AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni kaybetmesinin ardından buradan çıkarılan kadroların TCDD'de emekçileri sindirmeye çalıştığını savundu. İşçilere seslenen Yücel, "Direnişinizin ve mücadelenizin her zaman yanındayız" dedi.

BTS'nin açıklamasında düzmece soruşturmalara dayandırılarak üyelerinin sürgün edilmesinin insanlık suçu olduğu belirtildi. Sendikal örgütlenmeye ve demokratik hak mücadelesine darbe vurulmak istendiği kaydedilen açıklamada, "En temel sendikal faaliyetlerin bile suç sayıldığı, örgütlenme ve ifade özgürlüğünü önemseyen baskılara karşı demokratik tepkilerini gösteren üye ve yöneticilerimizin son derece keyfi gerekçelerle sürgün edilmesi, çeşitli cezalar önerilmesi hatta hangi ileri demokrasi anlayışına, hangi adalete, hangi hukuka sığmaktadır?" denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İşyerlerinde sendikal ayrımcılık ve sendikal faaliyetlerin engellenmesi ihlallerinde de kaygı verici bir artış yaşanmaktadır. Geçen her gün AKP karanlığı hak ve özgürlükler üzerine bir karabasan gibi çöküyor. Her gün bir gün öncesini aratır duruma geldi. Korku, kutuplaşma ve kaos stratejisi üzerinden geleceğimiz ipotek altına alınmaya çalışılıyor. Ne yazık ki bugünleri bile arayabileceğimiz bir geleceğe doğru yol alıyoruz. Askeri darbeler dönemi sivil darbeler ile devam ettiriliyor.. İnsan Hakları Eylem Planı’ndan insan haklarını savunanlara yönelik gözaltı ve tutuklamalarla sivil darbe çıktı. Demokrasi havariliği yapıp 2010 referandumunda 12 Eylül’le hesaplaşacağını iddia eden, geçen onca yılda yaşattığı onca baskıya, kendisine muhalif kimseye nefes alma alanı bırakmamasına rağmen bugünlerde de demokratik anayasa yapmaktan dem vuran AKP iktidarıülkemiz demokrasi tarihinde karanlık sayfalar açmaya devam ediyor. Faşizmin kurumsallaştırılmaya çalışıldığı bu dönemde, milletvekillerinin vekilliklerinin düşürüldüğü, milyonlarca oy alan bir partinin kapatılmak istendiği, meclisin iradesine vurulan yeni bir darbe ile bir gece vakti sadece bir kişinin imzası ile İstanbul Sözleşmesinin yok sayılması, büyükşehir belediyelerinin kaybedilmesinden kaynaklı yetkilerinin tırpanlanması, arazilerine el konulması, kitlerin özelleştirilmek istenmesi gibi saldırılarla kamu emekçileri ve toplumun her kesimi ayakta kalma mücadelesi verirken, bu ayakta kalma mücadelesinin iktidarı ciddi anlamda zor durumda bıraktığını biz görüyoruz. Her fırsatta kamu emekçilerine saldırıların olduğu bir ortamda örgütlü mücadelemize devam ediyoruz ve devam edeceğiz."

 

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.