BOYNUKALIN: KARARIMIN BİR SEBEBİ 'AYASOFYA İMAMI KONUŞUYOR DA BİZ NİYE KONUŞMAYALIM' GİBİ HEZEYANLARA MEYDAN VERMEMEK

BOYNUKALIN: KARARIMIN BİR SEBEBİ 'AYASOFYA İMAMI KONUŞUYOR DA BİZ NİYE KONUŞMAYALIM' GİBİ HEZEYANLARA MEYDAN VERMEMEK

Sosyal medyadan yaptığı faiz, laiklik ve İstanbul Sözleşmesi ile ilgili paylaşımları nedeniyle gündeme gelmesinin ardından bugün Ayasofya-i Kebir Camii Başİmamlığı'ndan ayrılarak Marmara...

Sosyal medyadan yaptığı faiz, laiklik ve İstanbul Sözleşmesi ile ilgili paylaşımları nedeniyle gündeme gelmesinin ardından bugün Ayasofya-i Kebir Camii Başİmamlığı'ndan ayrılarak Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne dönen Prof. Dr. Mehmet Boynukalın, "Bu kararı vermemin  nedenlerinden biri de emekli 104 amiralin Montrö bildirisiyle ilgili yorumlarda, yalan yanlış kıyaslamalara gidilerek "Ayasofya İmamı konuşuyor da biz niye konuşmayalım" gibi hezeyanlara meydan vermemek" dedi.

Boynukalın, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı paylaşımda, akademik/ilmî çalışmalarına daha fazla vakit ayırabilmek için Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'ndeki baş imam hatiplik görevinden affını ve görevlendirmesinin sona ermesini istediğini belirtti. 

"HASSETEN KIYMETLİ CUMHURBAŞKANIMIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM"

Görevde bulunduğu süre zarfında İslamı anlatmaya çalıştığını belirten Boynukalın'ın açıklamasışöyle: 

"Asıl mesleğim üniversitede öğretim üyeliği olmasına rağmen, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın talebi ve Marmara Üniversitesi'nin uygun görmesiyle Ayasofya-i Kebir'deki şerefli makama görevlendirme ile geldim. İki gün önce, akademik/ilmî çalışmalarıma daha fazla vakit ayırabilmek için Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'ndeki baş imam hatiplik görevimden affımı ve görevlendirmemin sona ermesini istedim. Aldığım kararın bir diğer sebebi ise, milli iradeye karşı pervasızca yayınlanan malum bildiriyle ilgili yorumlarda yalan yanlış kıyaslamalara gidilerek "Ayasofya İmamı konuşuyor da biz niye konuşmayalım" gibi hezeyanlara meydan vermemektir.

86 yıl sonra yeniden cami olarak fethedilen bu mübarek mekânda ilk baş imam-hatip olarak görev yapmamı takdir eden Yüce Mevlâ'ya sonsuz hamdü senalarımı arzediyor, bu göreve beni layık bulan idarecilerimize ve hasseten Kıymetli Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum. Bendeniz bu görevdeyken bildiğim kadarıyla, dilim döndüğünce İslam'ı anlatmaya çalıştım. Bunu yapmazsam Allah katında mesul olurum düşüncesiyle hareket ettim. Bu niyetin yarın Allah katında bana şahitlik edeceğini umuyorum. İslam'a ve Kur'an'a bir bütün olarak inanıp yaşamayı Rabbim hepimize nasip etsin. Bugüne kadar bana desteğini bildiren yahut düşüncelerime katılmayan bütün kardeşlerimden Allah binlerce kez razı olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun."

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.