1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. TAHİR ELÇİ İDDİANAMESİ TAMAMLANDI
TAHİR ELÇİ İDDİANAMESİ TAMAMLANDI

TAHİR ELÇİ İDDİANAMESİ TAMAMLANDI

Diyarbakır’da sokağa çıkma yasağının sürdüğü dönemde 28 Kasım 2015 tarihinde Dört Ayaklı Minare'nin altında basın açıklaması yaptığı sırada öldürülen

A+A-

Diyarbakır’da sokağa çıkma yasağının sürdüğü dönemde 28 Kasım 2015 tarihinde Dört Ayaklı Minare'nin altında basın açıklaması yaptığı sırada öldürülen Diyarbakır Barosu eski Başkanı Tahir Elçi’nin ölümüne ilişkin iddianame Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığlı tarafından tamamlandı. 40 sayfılık iddianamede Elçi ile birlikte 2 kişinin de yaşamını yitirdiği olaya ilişkin 3 polis ve PKK üyesi olduğu ifade edilen U.Y. sanık olarak yer aldı.İddianamede göre Elçi’nin ölüme neden olan atışın yönü ve silahın kim tarafından ateşlendiğinin tespiti fiziken ve tıbben mümkün değil.

POLİSLERE BİLİNÇLİ TAKSİRDEN CEZA İSTENDİ

İddianamede, polis memurları hakkında “Bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçlamasından, terör örgütü üyesi olduğu ifade edilen U.Y hakkında ise “Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak” ve “Kamu görevlisini kasten öldürmek”, “Kamu görevlisini yaralamak”, “Olası kastla ölüme neden olmak” ve “Ruhsatsız silah bulundurmak” suçlarından dava açılması talep edildi.

‘CAN GÜVENLİĞİ YOKTU’

İddianamede olayın nasıl yaşandığı anlatıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı, Başsavcı Vekili, 2 Cumhuriyet savcısı, İl Emniyet Müdürü. 8 avukat ve zabıt katibinin olay yerine gittiğinin belirtildiği iddianamede çevreden duyulan roketatar, silah ve patlama sesleri nedeniyle can güvenliği bulunmadığı ve olay yeri incelemesinin yapılamadığı kaydedildi.

METAL DEDEKTÖRLERLE BOŞ KOVAN VE MERMİ ÇEKİRDİĞİ ARANDI

İddianamede iki gün sonra olay yerine tekrar gidildiğinin anlatıldığı iddianamede, delil tespiti yapılmaya çalışıldığı, metal dedektörler yardımıyla boş kovan ve mermi çekirdeği arandığı, kan izlerinden örnek alındığı ifade edildi ancak silah seslerinin artması üzerine olay yeri ekibinin geri çekildiği ifade edildi. 3 ve 17 Aralık’ta olay yerine tekrar gidildiği belirtilen iddianamede o zamana kadar bölgede yaşanan çatışmalar nedeniyle olay yeri özelliklerinin büyük ölçüden kaybolduğu da vurgulandı. İddianamede, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun raporuna da yer verildi.

ELÇİ’Yİ ÖLDÜREN SİLAH HARP SİLAHI

İddianamede, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun raporuna göre Elçi’yi öldüren atış ‘uzak atış’ mesafesinden yapıldığı belirtilirken, Elçi’nin vücuduna isabet eden merminin 7,65 mm çapında herhangi bir silahtan çıkmış olması mümkün olmadığı, silahın 9 mm çapında veya yüksek kinetik enerjiye sahip bir harp silahı olduğu kaydedildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesine göre ölüme neden olan atışın yönü ve silahın kim tarafından ateşlendiğinin tespiti fiziken ve tıbben mümkün değil.

İddianamede Elçi'nin ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin ele geçirilemediğinin ifade edildi vebu nedenle Elçi'nin başına isabet eden mermi çekirdeğinin kimin silahından çıktığının net olarak tespit edilemediği de kaydedildi. 

OLAY SİSİLESİ ANLATILDI

İddianamede Elçi’nin ölümüne neden olan olaylar silsilesi şöyle anlatıldı:

-Elçi’nin yaptığı basın açıklamasının güvenliğini sağlamakla görevli polis memurları M.E, F.T, ve S.T, üst sokakta polis memurları Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur’u şehit ettiği ifade edilen U.Y ve M.G’yi etkisiz hale getirmek amacıyla silah kullandı.

 -Olayın bütünlüğü içinde örgüt üyesi olduğu belirtilen isimler de silahlarını ateşledi.

-Örgüt üyesi olduğu vurgulanan U.Y, polis memuru S.T’nin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamasına neden oldu.

-Polis memurları M.S, F.T ve S.T, yanlarından kaçmaya çalışan U.Y ve M.G’ye ateş açtı.

-Polisler, örgüt üyelerinin kaçış güzergahına doğru ateş etmeye devam etti. Örgüt üyelerinin kaçış güzergahı, Elçi'nin bulunduğu yöndü.

- Örgüt mensubu olduğu ifade edilen 2 kişi Dört Ayaklı Minare’nin yanından geçtiği esnada Tahir Elçi de minarenin yanındaydı.

-Silah sesleri kesildikten sonra Elçi’nin yerde yattığı görülüyordu.

İddianamede, ateş açan polis memurlarının amaçlarının silahlı örgüt üyelerini etkisiz hale getirmek olduğu belirtilirken mesleki tecrübe ve yetenekleri ile kaçan terör örgütü üyelerini etkisiz hale getirecekleri ve olayda başka bir şahsa zarar vermeyecekleri inanç ve düşüncesiyle hareket ettikleri ifade edildi.

İddianamede şu ifadeler yer aldı:“(Polislerin) maktül Tahir Elçi’nin ölümü şeklinde gerçekleşen neticeyi istemedikleri kabul edilmiştir. Adı geçen terör örgütü mensuplarından M.G’nin, ilimiz Sur ilçesinde gerçekleştirilen operasyonlarda, ölü olarak ele geçirilen 7 örgüt mensubunda biri olduğu 19 Mart 2016 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan anlaşılmıştır.”

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.