Sarp Kuray: İçerideki mücadeleyi yavaşlatıp dışarıya aktarmamız lazım"

CHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığı'nın düzenlediği 'Zafer yılı 2019' isimli panele, 68 kuşağı önderlerinden Sarp Kuray konuşmacı olarak katıldı.

Sarp Kuray: İçerideki mücadeleyi yavaşlatıp dışarıya aktarmamız lazım"

CHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığı'nın düzenlediği 'Zafer yılı 2019' isimli panele, 68 kuşağı önderlerinden Sarp Kuray konuşmacı olarak katıldı.

Sarp Kuray: İçerideki mücadeleyi yavaşlatıp dışarıya aktarmamız lazım"
Editor: admin
31 Mart 2018 - 08:25

Cumhuriyet Halk Paritisi (CHP) Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığı'nın düzenlediği 'Zefer Yılı 2019' paneli konuğu Sarp Kuray oldu. Kuray, CHP'ye katılma kararı aldığı süreci ve 2019 seçimleri için yapılması gerekenleri anlattı


Konuşmasına 30 Mart 1972'de Tokat'ın Niksar İlçesi Kızıldere Köyünde hayatını kaybeden Mahir Çayan ve arkadaşlarını anarak başlayan Kuray, Türkiye'nin geçmişten bugüne nasıl geldiğini ve önümüzdeki dönemde nasıl hareket edeceklerini dile getirdi.


''KIZILDERE'NİN ÇOK BÜYÜK ÖNEMİ VAR''
Sarp Kuray'ın konuşmasından satırbaşları şöyle: 
''Bugün 30 Mart... 1969'da devrimci öğrencileri, devletin içinde ve dışında örgütlenmiş bir çete vurmaya başladığı zaman, 500 subayla birlikte onlara ilk tepkiyi veren gurubun içindeydim. Onlara dedik ki, 'Tüfeklerimizdeki mermi, mermilerimizdeki barut, yüreklerimizdeki ateş yeter size. Talebeyi vurmaya devam ederseniz biz de sokağa iner talebenin arkasına geçeriz' dedik.
Bunu bütün kalbimle söylüyorum. Hepinizin de bilmesini istiyorum. Sevgili arkadaşım Mahir, Cihan, Ömer, Ulaş, yurt dışına çıkmanın bütün altyapısı hazır olmasına rağmen bunu reddettiler. Ülkede kalıp Deniz, Yusuf ve Hüseyin'i kurtarmak için bile bile Kızıldere'ye yürüdüler. Kızıldere'nin çok büyük önemi var. Kızıldere sadece faşizme dik durma eylemi değildir. İki büyük örgütün hiçbir örgüt ismi öne konulmaksızın tutkun bir kardeşlik anlayışıyla eylem yapmışlardır. Bize kalan miras budur. Bize devrimci hareketten kalan miras fraksiyonlar değil birlikte Türkiye dar noktaya düştüğü zaman omuz vermektir.


''TÜRKİYE'Yİ BU DERECEDE KAYBEDİLECEK NOKTADA GÖRMEDİM''


12 Mart'ı işkenceleriyle, bedelleriyle ve mücadelesiyle gördüm. Kenan Evren denilen alçağa karşı Ortadoğu'ya çekildim, mücadele ettim. Ben Türkiye'yi bu derecede kaybedilecek noktada görmedim. 
Artuklu Üniversitesi'nde profesör müsvettesi, 'sosyalizm adına mücadele yapanlar kafirdir, tövbe etmedikleri takdirde öldürülmeleri gerekir' diyor. Altı yaşındaki çocukların allah adına kurulmuş vakıflarda başlarına gelenleri görüyoruz. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki tertemiz öğrencilerin karşı haçlı orduları gibi üzerilerine gidiliyor. Türkiye gerçekten bütün birikimlerini kaybetme noktasına geldi. 


''CUMHURİYET HALK PARTİSİ, OTEL LOBİLERİNDE KURULMADI''


Hapishaneden çıktığım gün beni Cumhuriyet Halk Partisi'nden aradılar. Partiye davet ettiler. 'Önce bir değerlendirme yapacağız sonra bir karar vereceğiz' dedik. Cumhuriyet Halk Partisi'ne neden geldik? Bu tercihin altında neler yatıyor? Bunu anlatmak isterim. 
Cumhuriyet Halk Partisi diğer partiler gibi otel lobilerinde, taşeron ofislerinde kurulmuş bir parti değildir. Cumhuriyet Halk Partisi ateşin ve kanın içinde, milli mücadelenin bütün tozu dumanı içinde kurulmuş bir partidir. Eğer Cumhuriyet tehlikeye düştüyse, buna en farklı reaksiyonu verecek parti, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bunu tespit ettik. 


''BİZİM CUMHURİYETİ SAVUNMAMIZ TESADÜFİ DEĞİLDİR''


Türkiye'de cumhuriyet tehlikeye düştüğü zaman bizim cumhuriyeti savunmamız tesadüfî değildir. Bizi devrimci yapan ilkelerin içinde cumhuriyeti savunma ilkesi vardır. Biz cumhuriyetin saltanata ve emperyalizme karşı kurulmuş koruma kalesi olduğunu işe ilk başladığımız andan itibaren bilen insanlarız. 
Şimdi Türkiye politik bir devrime gebedir ve Türkiye'deki politik devrimdeki güçleri de Türkiye'deki halk hem 6-7 Haziran günlerinde hem de 'Hayır' kampanyasında göstermiştir. Bunun içinde MHP'den kopanlar var. Doğru Yol geleniğenden gelenler var. Sosyalist ve Sosyal Demokratlar var. Bu çok geniş bir cephe. Cumhuriyeti koruma, gericiliğe karşı teslim etmeme cephesidir. Bu toplanmayı ise Cumhuriyet Halk Partisi'nde yapmanın gerektiği noktasında karar verdik. Gelelim Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde olalım ve 2019 için burada mücadele edelim dedik. Biz 2019'a yönelik bu partinin daha güçlü olması ve referandumun bize emrettiği beraberliği sağlayabilmek için bu partinin içine girdik. 
Bu partinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Onun 1919-1922 yılları arasında bu halkı işgale karşı örgütlediği ve sıfırdan Anadolu ordusunu kurduğu noktada bu halkaları yan yana getiren, halkın kardeşliğiyle ilgili birinci Meclis'te oluşturduğu stratejinin, bugün de bu partinin stratejisi olması zorunluluğu vardır. 


''GURUR DUYDUM''


Devrimciler cumhuriyeti korumak zorundadır. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Bu örgütte iç mücadelelerde çok fazla enerji harcanıyor. Dışarıya baktığımızda çok büyük umutların olduğunu görüyoruz. İçerideki mücadeleyi yavaşlatıp dışarıya aktarmamız lazım. Buna Türkiye'nin ihtiyacı var. 
5 Milyon insan Maltepe'de toplandı. Adalet yürüyüşünde 2 bin kişiyle yürüdük, İzmit'te 250 bin kişi olduk. Bu kalabalığın içinde olmaktan gurur duydum. Ben İstanbul'a her şekilde geldim ancak bu kadar onurlu hiç gelmedim. İçerideki mücadeleyi bırakıp hedefi dışarı çıkardığımız zaman yaratılan harika ortadadır. Bunu yapacağız.'' dedi


YORUMLAR

  • 0 Yorum